Çocuğunuz tablette bir İngilizce oyunu açmış. Ekranda renkler uçuşuyor, bir yerlerde konfeti patlıyor. Yarım saat sonra soruyorsunuz: "Bugün ne öğrendin?" Cevap: "Bilmem. Üç yıldız aldım."
Bu sahne çok tanıdık. Soru da gayet haklı: Bu oyun gerçekten öğretiyor mu, yoksa sadece oyalıyor mu?
Bunu anlamak için eğitim uzmanı olmanız gerekmiyor. Çocuğunuzun yanına oturup on dakika izlemeniz yeterli. Bakacağınız üç şey var.
Aynı kelime geri geliyor mu?
Bir kelimeyi bir kez görmek, onu öğrenmek değildir. "Kitchen" kelimesini bugün gören çocuk, birkaç gün içinde tekrar görmezse büyük ihtimalle unutur. Bir hafta sonra yine karşısına çıkarsa daha uzun süre aklında kalır. Buna aralıklı tekrar deniyor. Süslü bir teori değil; çarpım tablosunu nasıl öğrendiyseniz, aynısı.
İzlerken şuna bakın: Oyun sürekli yeni kelime mi yağdırıyor, yoksa eskileri araya serpiştiriyor mu? Zayıf oyunlar her seviyede yepyeni bir liste açar, çünkü yeni içerik heyecanlıdır, tekrar sıkıcı görünür. Oysa öğrenme tam o "sıkıcı" tekrarda olur.
Dün öğrenilen "spoon" bir daha karşısına çıkmıyorsa, gitti demektir.
Basit bir kontrol: Çocuğunuza dün oynadığı bölümden bir kelime sorun. Hatırlamıyorsa sorun çocuğunuzda değil, tekrarı olmayan oyunda.
Yanlış cevaba ne oluyor?
Çocuk bir soruyu yanlış cevapladığında ekranda ne görüyorsunuz? Sadece kırmızı bir çarpı mı, yoksa doğrusu da gösteriliyor mu?
Fark büyük. "Yanlış" demek geri bildirim değildir. Geri bildirim, çocuğun neyin doğru olduğunu o anda görmesidir. İyi bir oyunda yanlış cevaptan sonra doğrusu ekrana gelir, o soru da bir süre sonra yeniden sorulur. Yanlış yapılan kelime, tekrara en çok ihtiyacı olan kelimedir çünkü.
Şuna da dikkat edin: Yanlışın oyun içinde bir bedeli var mı? Bazı oyunlarda yanlış da yapsanız bölüm ilerler, yıldızlar yine gelir. Çocuk bunu hızla çözer: "Rastgele bassam da oluyor." O andan sonra ekranda oyun vardır ama öğrenme yoktur.
Zorluk çocuğa göre mi, herkese göre mi?
En kolay gözden kaçan nokta bu. Aynı sınıftaki yirmi çocuğun bildiği kelimeler bile birbirinden farklıdır. Ama çoğu oyun herkese aynı kelimeleri aynı sırayla gösterir.
Bu iki şekilde de kötü biter. Oyun çok kolaysa çocuk bildiği kelimelerin içinde döner durur, puan toplar ama yeni bir şey öğrenmez. Çok zorsa iki günde bırakır. Öğrenme ikisinin arasında bir yerde: çocuğun çoğunu yapabildiği, arada da biraz zorlandığı yerde.
Kendinize sorun: Oyun çocuğun bildiği kelimeleri hızlı geçip bilmediklerine mi yükleniyor? Yoksa "hayvanlar" ünitesini bilene de bilmeyene de baştan sona aynı şekilde mi oynatıyor? Çocuğunuz "cat" kelimesini üç yıldır biliyorsa ve oyun hâlâ "cat" soruyorsa, o dakikalar boşa gidiyor.
GetSpeakin'i tam bu üç soruya cevap olsun diye yaptık. Uygulama hangi kelimenin öğrenildiğini, hangisinin unutulmaya başladığını takip eder ve sıradaki soruyu buna göre seçer. Yıldız sayısı veliye pek bir şey söylemez. İşe yarayan bilgi, çocuğun hangi kelimeyi bilip hangisini unutmaya başladığıdır.
Bu akşam yapabileceğiniz on dakikalık test
- Çocuğunuz oyunu açtığında yanına oturun. Karışmadan izleyin.
- Yanlış cevap verdiği ilk soruda ekrana bakın. Doğru cevap gösteriliyor mu, sadece çarpı mı çıkıyor?
- On dakika boyunca aynı kelimenin ikinci kez gelip gelmediğine dikkat edin.
- Oyun kapandıktan sonra, ekrana bakmadan sorun: "Bugün çıkan kelimelerden üç tanesini söyler misin?"
Üç kelimeden en az ikisi geliyorsa oyun işini yapıyor demektir. Gelmiyorsa suç çocukta değil. O oyunu silmek serbest. Yerine indireceğiniz oyunu da aynı testten geçirin.
İlgili yazılar: ekran süresi endişesi
Sınıfınızda deneyin. GetSpeakin her cevabı okur ve çocuğun gerçekten çalışması gereken kelimeleri önüne koyar. Okulunuz için demo planlayın.