Evet, yardım edebilirsiniz, hem de sandığınızdan fazla. İngilizce kelime öğrenen bir çocuğun evde ihtiyacı olan şey, her gün birkaç dakika soru soran ve cevabı dinleyen biri. Bunun için İngilizce bilmek gerekmiyor. Hatta bilmiyor olmanız bazen işe bile yarıyor.
Çoğu veli tam tersini düşünür: "Ben bilmiyorum, yanlış öğretirim, en iyisi hiç karışmayayım." Sonra çocuk evde İngilizceyle baş başa kalır, kelimeler yalnızca okulda görülür ve hafta sonuna varmadan silinir. Kelimeleri sildiren şey tekrar yapılmaması. Tekrarı siz sağlayabilirsiniz.
Sizden ne bekleniyor?
Antrenörlük. Antrenör maça çıkıp gol atmaz; antrenmanın her gün yapılmasını sağlar ve oyuncuyu izler. Evdeki işiniz de bu. Kelimenin telaffuzunu bilmek, gramer anlatmak ya da ödevin doğrusunu bulmak sizin işiniz değil, bunlar için telefondaki bir sözlük uygulaması zaten sizden daha güvenilir. Sizin işiniz, kısa çalışmanın her akşam gerçekten yapılması ve dün öğrenilen kelimelerin bugün yeniden sorulması.
Çocuğunuz size öğretsin
İngilizce bilmeyen veli için en güçlü yöntem bu. Çocuğunuzdan o gün öğrendiği beş kelimeyi size öğretmesini isteyin. Anlamını söylesin, nasıl okunduğunu göstersin, kelimeyi bir cümlede kullansın.
Bunun neden işe yaradığına dair güzel bir araştırma var. Nestojko ve arkadaşlarının 2014'te üniversite öğrencileriyle yaptığı deneyde, bir metni "sonra başkasına öğreteceğim" diye çalışanlar, "sonra sınav olacağım" diye çalışanlardan daha çok şey hatırladı ve hatırladıklarını daha düzenli aktardı. Öğretmeye hazırlanmak, insanın bildiğini kafasında toparlamasını sağlıyor.
Sizin İngilizce bilmiyor olmanız tam burada avantaja dönüşür. Çocuk gerçekten bir şey öğrettiğini hisseder, "zaten biliyorsun" diye geçiştiremez. Bir kelimeyi size anlatırken takıldığı yer, o kelimeyi aslında tam bilmediği yerdir ve bunu ikiniz de aynı anda fark edersiniz.
Yüksek sesle söyletin
Kelimeyi sessizce okumakla yüksek sesle söylemek, hafıza için aynı şey değil. MacLeod ve arkadaşlarının 2010'daki deneylerinde yüksek sesle okunan kelimeler, sessiz okunanlardan daha iyi hatırlandı. Araştırmacılar buna üretim etkisi (production effect) diyor.
Telaffuzu bilmiyorsanız endişelenmeyin. Sözlük uygulamasında kelimenin yanındaki hoparlöre basın, çocuk dinlesin ve tekrar etsin. Siz yalnızca "bir daha söyle" deyin. Doğru sesi kulak hoparlörden alır, sizden değil. Bunun ayrıntısını kelimeyi önce kulak öğrenir yazısında anlattık.
Ertesi gün yeniden sorun
Bir kelimeyi aynı akşam beş kez sormak, ertesi gün bir kez sormaktan daha az işe yarar. Kelime unutulmaya yüz tutmuşken hatırlamak zor gelir ve o zorluk kelimeyi yerine sabitler. Unutmanın nasıl işlediğini burada anlattık.
Uygulaması basit: dün size öğretilen kelimeleri bugün, akşam yemeğinde, kitabı açmadan sorun. "Dün bana bir kelime öğretmiştin, mutfak neydi?" Türkçe sorun, İngilizcesini bekleyin. Cevabın doğru olup olmadığını bilmiyorsanız defterdeki listeye bakın. O liste sizin cevap anahtarınız.
Kontrol etmeyin, merak edin
İngilizce bilen veliler bile burada sık sık yanılır: her cevabı not verir gibi kontrol ederler. Çocuk bir süre sonra kendini sınavda hisseder ve geri çekilir. Sizin yeriniz daha rahat. "Bu kelime neden aklında kalmadı sence?" diye sorabilirsiniz, "Bunu hangi kelimeye benzetiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Çocuk "kitchen" ile "chicken"ı karıştırdığını size kendisi söyleyebilir. Bu tür karışıklıklar tek başına çalışırken neredeyse hiç fark edilmez.
Haftalık bir örnek
Günde 12 dakika yazımızdaki planın İngilizce bilmeyen veliler için sadeleştirilmiş hali şöyle:
- Pazartesi: Çocuk haftanın yeni kelimelerini size öğretir. On dakika.
- Salı: Dünkü kelimeleri Türkçe sorarsınız, İngilizcesini o söyler.
- Çarşamba: Ara verin. Bu boşluk da işe yarıyor.
- Perşembe: Pazartesinin kelimelerini yeniden sorun. En zorlanılan gün bu, en çok işe yarayan gün de bu.
- Cuma: Yalnızca perşembe takılan kelimeler.
Hepsi birlikte haftada kırk dakika kadar ediyor ve hiçbiri İngilizce bilmenizi gerektirmiyor. Kelime listesi ve telefon yanınızda olsun, yeter.
Okulla nasıl konuşmalı?
Öğretmene açıkça "İngilizce bilmiyorum, evde ne yapabilirim?" diye sorun ve haftanın kelime listesini isteyin. Liste elinizdeyse evde soracağınız her soru bir tekrara dönüşür.
GetSpeakin kullanan okullarda veli, çocuğunun hangi kelimeleri unutmaya başladığını ve hangilerini birbirine karıştırdığını kendi ekranında görüyor. İngilizce bilmeyen bir veli için akşam neyi soracağını önceden seçen bir liste, işin en zor kısmını ortadan kaldırıyor.
Bu akşam için küçük bir deneme: çocuğunuzdan bu hafta öğrendiği üç kelimeyi size öğretmesini isteyin. Siz bir kâğıda Türkçe anlamlarını yazın. Yarın akşam o kâğıdı çıkarıp sorun ve kaç tanesinin geri geldiğini not edin. Gelmeyen kelimeyi bir gün sonra yeniden sorun, o kadar.
İlgili yazılar: çocuğunuz kelimeleri neden unutuyor, evde günde 12 dakika
Sınıfınızda deneyin. GetSpeakin her cevabı okur ve çocuğun gerçekten çalışması gereken kelimeleri önüne koyar. Okulunuz için demo planlayın.